Pazar, Şubat 22, 2026
Ana SayfaFıkıhARACI KURUMLARIN ZEKÂT MALLARI HAKKINDAKİ TASARRUF YETKİSİ NEDİR?

ARACI KURUMLARIN ZEKÂT MALLARI HAKKINDAKİ TASARRUF YETKİSİ NEDİR?

Aracı kurumların zekat malları hakkındaki tasarruf yetkisi nedir?

​Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd eder; Peygamberlerin Efendisi Hz. Muhammed Mustafa’ya salat ve selam ederiz.

İmdi; Allah azze ve celle, “Sadakalar (zekâtlar), Allah’tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekât toplayan memurlar, kalpleri İslâm’a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe:60) buyurarak zekat mallarında hak sahibi olan kesimleri bizzat kendisi belirlemiştir. Bu konuda devlet yöneticilerinin herhangi bir içtihad yetkisine sahip olmadıklarını, sadece zenginlerden toplamakla mükellef oldukları zekat mallarını müstahak kesimler arasında taksim etmekle yükümlü bulunduklarını beyan etmiştir. Dolayısıyla devlet veya İslam devletinin olmadığı dönemlerde diğer hayır kurumları, zekat konusunda çok kısıtlı bir yetkiye sahiptirler. Yetkiden daha çok zekat mallarını toplamak, korumak ve müstahak olanlara ulaştırmakla sorumludurlar. Bu konuda hayır kurumlarının tasarruf yetkisi yok denecek derecede azdır. Zira hayır kurumları zekat mükellefi olan kimselerin vekili konumunda olup, onlar adına zekat mallarını müstahak kesimlere ulaştırmakla görevlidirler. Nitekim bu konuda rivayet edilen bir hadis-i şerifte, zekat malları hususunda devlet başkanının dahi ancak taksim etmekle yükümlü olduğu şu şekilde beyan edilmiştir:

Ziyad bin Haris es Sudai radıyallahu anhu dedi ki: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelip biat ettim. O sırada bir adam gelerek: “Bana sadakadan/zekattan ver!” dedi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem adama: “Allah, sadakalar hususunda, ne herhangi bir peygambere ne de bir başkasına hüküm verme yetkisi tanımadı; hükmü bizzat kendisi verdi. Ve sadakaları sekiz hisseye ayırdı. Eğer sen bunlardan birine girersen senin hakkını derhal sana veririm” buyurdu. (Ebu Davud: Zekat:23, 1630. Hadisin isnadı zayıftır.) Bu husus Buhari ve Müslim’in rivayet ettikleri hadis-i şerifte şu şekilde ifade edilmiştir: “Allah’ın kendilerine, zenginlerinden alınıp fakirlerine verilecek zekâtı farz kıldığını bildir.” (Buharî, Zekat,1 ;Müslim, İman, 29) İşte bütün bunlardan dolayı alimler, zekat mallarının toplanıp taksim edilmesi hususunda azami derecede dikkat edilmesi gerektiğini belirtmiş ve bu konuda ağır şartlar koymuşlardır. Zira zekat, müstahak olan kesimlerin, zekat mükellefi olan kesimlerin mallarındaki haklarıdır. Mükellefin vereceği zekat malını Allah azze ve celle teslim alıp, fakire kendisi vermiştir. Dolayısıyla aracı kurumlar, zaten fakirin hakkı olan bu malı toplayıp ona teslim etmekle yükümlüdürler.

Bu ve benzeri sebeplerden dolayı hayır kurumlarının organize ettiği kermeslere verilen zekat malları konusu ilmî komisyon tarafından ele alınıp incelenmiştir. Konunun hassasiyeti açısından şu şartlara riayet edilerek zekat mallarının kermes aracılığıyla nakde çevrilmesi uygun görülmüştür. Bu şartlara riayet edilmemesi durumunda büyük bir sorumluluğun meydana geleceği ve zekat mustehakkı olan kesimlerin haklarına girilmiş olacağını özellikle belirtmek isteriz.  

1-Kermese mal alınırken zekât mı yoksa infak mı olduğu belirlenmelidir. 

2- Zekât malları, kermese  geliş fiyatı üzerinden satılmalıdır.

3- Daha düşük fiyattan satılması gerekli olursa, zekâtı verene sorulup izin alınmalıdır. 

4- Zekatı veren tanınmıyorsa fiyatı düşürülmemeli, düşürülürse tazmin edilmelidir. 

5- Zekat mallarını teslim alırken, piyasa kıymetinin belirlenmesine dikkat edilmelidir.

6- Nakde çevrilen zekat malları, zekat müstahakkı olan kesimlere dağıtılmalıdır.  

Son eklenenler