Pazar, Şubat 22, 2026
Ana SayfaFıkıhAile yakınlarıyla haremlik-selamlık ölçüsü nasıl olmalıdır?

Aile yakınlarıyla haremlik-selamlık ölçüsü nasıl olmalıdır?

Soru:
Selâmün aleyküm hocam. Toplumumuzda genel olarak haremlik–selamlık meselesine pek önem verilmiyor. Meselâ bir kadının eşinin erkek kardeşiyle aynı odada oturmaması yahut bir erkeğin eşinin kız kardeşiyle aynı ortamda bulunmaması “ayıp”, “garip” veya “gereksiz” görülüyor. Bu sebeple aile içinde ciddi tepkiler ve sorunlar yaşanıyor. İslâm’ın hükmünü anlatsak bile çoğu zaman kabul görmüyor. Bu durumda nasıl bir yol izlemeliyiz? Allah razı olsun.

Cevap:
İslâm, kişinin mahremi olmayan kimselere bakmasını ve onlarla baş başa kalmasını haram kılmıştır. Nitekim Resûlullah ﷺ, Hz. Ali’ye şöyle buyurmuştur:
“Ey Ali! İlk bakış sana helâldir (mazursun), fakat ikinci bakış helâl değildir.” (Tirmizî; 2701)

Yine başka bir hadiste şöyle buyrulmuştur:
“Âdemoğlunun zinadan nasibi yazılmıştır… Gözün zinası bakmaktır…” (Buhârî, 6612; Müslim, 2657)

Bu naslar, mahrem olmayan erkek ve kadınların ihtilatından ve birbirlerine bakmalarından doğabilecek fitne tehlikesini açıkça ortaya koymaktadır.

Kadının Avret Sınırı
• Hanefî ve Mâlikîlere göre: Kadının el ve yüzü dışındaki bütün bedeni avrettir.
• Şâfiî ve Hanbelîlere göre: Kadının eli ve yüzü de avrettir; bunlara bakmak da haramdır.

Dolayısıyla aile içerisinde bile olsa, bir kadının kayınbiraderi, eniştesi gibi nikâh düşen erkeklerle rahat şekilde oturması, laubali bir şekilde sohbet etmesi, tokalaşması gibi şeriata muhalif davranışlarda bulunması sakıncalıdır. Aynı şekilde bir erkeğin baldızıyla “kardeşiz” diyerek samimiyet kurması da uygun değildir. Ancak halvet durumu ve şehvet söz konusu değilse aynı zamanda şerî tesettüre de riayet ediliyorsa bu durumda bazı muasır alimler aile içi oturumlara cevaz vermişlerdir. (Vehbe Zuhaylî; Fetavâ’l-Muâsira 2/118, Mustafa Zerka; Fetâvâ’z-Zerkâ s 45, Abdulkerim Zeydan; Kitabu’l-Mufassal 3/231, Muhammed Ebu Zehrâ; Muhâdarâtun fi’l-Fıkh)

Baş başa kalma (halvet) meselesi
Resûlullah ﷺ bu konuda son derece açık bir uyarıda bulunmuştur. Ensar’dan bir adam “Kayın (yani kocanın erkek kardeşi) için ne dersin?” diye sorunca, Resûlullah ﷺ şöyle buyurdu:
“Kayın, ölümdür!” (Buhârî; 5232)

Âlimler bu hadisi şöyle açıklamıştır:
Kayınbiraderle halvet, fitne ihtimali çok yüksek olduğu için ölüm kadar tehlikeli görülmüştür.

Örf meselesi
Örf toplum hayatında önemlidir; ancak şer‘î ölçülere aykırı olan örfün dinen hiçbir hükmü yoktur. Fitneye, göz zinasına, harama yol açan bir örf, terk edilmesi gereken bir yanlışlıktır. “Biz kardeşiz, kalbimiz temiz” sözleri dinin koyduğu sınırların yerine geçmez.

Pratik Yol Haritası

İlmi ve hikmetli bir şekilde hükmü anlatmak, yumuşak bir dille izah etmek.

“Sizi rahatsız etmek için değil, Rabbimizin emri olduğu için böyle davranıyorum” diyerek nezaketle tavır koymak.

Mümkün olduğunca ayrı oturma düzeni oluşturmak, ortamı değiştirmek, gerekirse başka odaya geçmek.

Halvetten kesinlikle kaçınmak. 

Fitne ihtimali olan ortamlardan uzak durmak; zira mü’min şüpheli olan şeylerden uzaklaşarak kalbini korur.

Sonuç:
Müslümanın şahsiyetine yakışan, harama götüren kapıların kapanmasıdır. Aile baskısı veya yanlış örfler, Allah’ın koyduğu sınırları gevşetmeye mazeret olamaz. İtidalli davranarak, kimseyi kırmadan fakat Allah’ın emrine uygun bir duruş sergileyerek bu hassasiyet korunmalıdır.

Son eklenenler