Pazar, Şubat 22, 2026
Ana SayfaFıkıhKadınların Mahremsiz Yolculuğa Çıkması

Kadınların Mahremsiz Yolculuğa Çıkması

Kadınların Mahremsiz Yolculuğa Çıkması caiz midir?

​Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd eder; Peygamberlerin Efendisi Hz. Muhammed Mustafa’ya salat ve selam ederiz.

​İmdi; Son dönemlerde kadınların yanlarında mahremleri bulunmaksızın tek başlarına veya kadın arkadaşlarıyla birlikte yolculuğa çıkmaları artmış ve bu durumun caiz olup olmadığı tartışılmaya başlanmıştır. Esas itibariyle dört mezhebin ittifakıyla caiz görülmeyen bu durum hakkında güncel konular hakkında fetva vermekle iştiğal eden bazı kimselerin görüş beyan etmeleri kafalarda karışıklığa sebep olmuş ve fıkhen uygun görülmeyen bu hususun Müslüman toplumlarda iyice yayılması sonucunu doğurmuştur. Ayrıca demokrasinin ve ferdi özgürlüklerin revaç bulması neticesinde bu konunun caiz olmadığını beyan etmek, toplumun büyük bir kesimi tarafından garipsenen bir hal almıştır. Bu da toplumun İslam fıkhından ne kadar uzaklaştığının acı bir ifadesidir. 

​Durumun ciddiyeti ve toplumun büyük çoğunluğunun dört mezhebin de ittifakıyla haram kabul edilen bu ameli işlemeleri sebebiyle ilmî komisyon tarafından konu incelenmiştir. Konu hakkında özetle şunları beyan edelim:

Konu Hakkında Varid Olan Hadisler 

a) Kadınların bir günlük yolculuğa mahremsiz olarak çıkmalarını yasaklayan hadisler:

                                                                                                                                                                                            Ebu Hureyre radıyallâhu anh anlatıyor: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: “Allah’a ve ahiret gününe inanan bir kadına, bir gece- gündüz devam edecek bir mesafeye, yanında bir mahremi olmadıkça gitmesi helâl değildir.”

b) Kadınların iki günlük yolculuğa mahremsiz olarak çıkmalarını yasaklayan hadisler:

                                                                                                                                                                                                          Ebu Saîd el-Hudri radıyallâhu anhu dedi ki: Ben Hz. Peygamber’den son derece dikkatimi çeken ve hayretimi toplayan dört hikmetli şey işittim. (Bunlardan biri):

“Yanında kocası yâhud kendisine nikâh düşmeyen bir yakını bulunmaksızın bir kadın, iki günlük mesafeye yolculuk etmesin.”

c) Kadınların üç günlük yolculuğa mahremsiz olarak çıkmalarını yasaklayan hadisler:

                                                                                                                                                                                                  Abdullah b. Ömer radıyallâhu anhuma dedi ki: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: “Bir kadın, yanında kendisine nikâh düşmeyen bir mahremi bulunmaksızın üç günlük bir yolculuğa çıkamaz/çıkmasın” buyurmuştur. 

d) Kadınların her türlü yolculuğa mahremsiz olarak çıkmalarını yasaklayan hadisler:                                                                                           

Abdullah b. Abbas radıyallahu anhuma dedi ki: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Hiçbir kadın yanında bir mahremi olmadıkça sefere çıkmasın; beraberinde mahremi bulunmadıkça kadının yanına hiçbir erkek girmesin.” Hz. Peygamber’in bu uyarısı üzerine sahâbîlerden biri: “Yâ Rasûlallah! Ben şu askerler içinde gazaya çıkmak üzere yazıldım. Hâlbuki hanımım hac yapmak istiyor (Ne buyurursun)?” diye sordu. Rasûlullahsallallahu aleyhi ve sellem: “Sen de hanımınla beraber git!” buyurdu. Kadının, yanında mahremi bulunmaksızın hac etmesini caiz görmeyen Hanefiler ve Hanbeliler bu hadisi delil getirmişlerdir.

Bu Konu Hakkında Mezheblerin  Görüşleri     

Farz olan hac ve umre yolculuğu dışında kadının yanında mahremi bulunmaksızın yolculuğa çıkması dört mezhebe göre de caiz değildir. Farz olan hac ve umre konusunda Şafiî mezhebine göre yolun güvenli olması şartıyla kadının bir kadın topluluğu içinde hacca ve umreye gitmesi caizdir. Fakat diğer üç mezheb bunun içinde koca veya mahrem şartı koşmuşlardır. Mezheblerin görüşleri özetle şu şekildedir:

a) Hanefi Mezhebi

Hanefi Mezhebine göre: Yanında mahremi ya da kocası bulunmayan kadının 90 kilometre kadar uzak olan bir yere gitmesi caiz değildir. Bu hususta hac, umre ve başka yolculuklar arasında fark yoktur. Ancak kadının yanında mahreminin veya kocasının bulunması haccın eda şartlarından biridir. 

Yaşlı bile olsa ergenlik çağına girdikten sonra bir bayanın yanında mahremi veya eşi olmadan Hac için yola çıkması caiz değildir. Yolculuk esnasında yanında başka bayanların ve saliherkeklerin bulunması, bu hükmü değiştirmez. Eğer yolculuk hadislerde belirtilen süreden daha kısa sürecekse bu durumda iddet beklemeyen kadınların hac yapması gerekir. Ancak Ebu Hanife ile Ebu Yusuf, zaman bozulduğu için kadının mahremi veya eşi olmadan bir gün sürecek yolculuğa (90 km’lik mesafenin üçte biri) çıkmalarını mekruh görmüşlerdir.

Kadının üç günlük mesafeye mahremsiz çıkması caiz değildir. Hac yolculuğunda ise mahrem yoksa hac farizası düşer. Üç günlük mesafenin altındaki yolculuklarda ise, kadının mahremsizyola çıkması mekruhtur. Zamanın fitnesinden dolayı mahrem olarak süt kardeşiyle birlikte yolculuğa çıkması doğru görülmemiştir. Hanefi alimleri Kadının mahremsiz yola çıkmaması konusunda hac, umre veya başka yolculuklar arasında fark görmemişlerdir.

b) Şafiî Mezhebi

Kadının hacca gidebilmesi için yanında kocası veya mahremi yada güvenilir kadınların bulunması gerekir. Şafiî mezhebinde bir görüşe göre güvenilir bir kadın bile yeterlidir. Bu hüküm farz olan hac ve umre ile ilgilidir. 

Kadınla ya kocası ya da nesep veya başka bağlarla mahremi olan veyahut güvenilir kadınlar bulunmalıdır. Çünkü kadının tek başına yola çıkması haramdır. Kadınların güvenilir ve ergenlik çağına ulaşmış olmaları şarttır. Ayrıca bu kadınlar topluluğunun en az dört kişi olmaları gerekir. Tek bir kadınla hacca çıkması vacip olmaz. 

Kadının nafile bir hac için veya benzeri farz olmayan yolculuklara çıkması caiz değildir. Tek başına çıkması caiz olmadığı gibi bir kadınla veya bir kadınlar grubu ile çıkması da caiz değildir. Fakat nafile bir hac için yanına mahrem alsa ve mahrem o yolculukta ölse, o kadın haccı tamamlayabilir. Bir de küfür diyarından İslam diyarına tek başına hicret etmesi caizdir.

c)  Maliki Mezhebi

Malikilere göre farz olan hac konusunda bir gün bir gecelik yola bir kadının mahremsizolarak tek başına çıkması caiz değildir. Fakat yanında mahremi ya da güvenebileceği arkadaşları bulunduğu takdirde böyle bir yolculuğa çıkmasında sakınca yoktur. Bu konuda güvenilir arkadaşlar topluluğunun kadın ve erkek olmalarında bir fark olmadığı gibi, kadının genç veya ihtiyar olmasında da bir fark yoktur. Mahremin de baliğ veya mümeyyiz olması arasında fark yoktur.

Fakat farz olan hac yolculuğu dışında kadın, nafile hac için veya herhangi meşru bir sefer için hiçbir şekilde yanında mahremi veya kocası olmadan yola çıkamaz. Sefer mesafesinin uzun veya kısa olması arasında herhangi bir fark yoktur.

Kadının mahremsiz olarak hacca gidebileceğini söyleyen Şafiî ve Malikiler şunları delil getirmişlerdir: 

Adiy b. Hâtim radıyallahu anhu şöyle rivayet etmiştir:                                                                            Ben Hz. Peygamber’in yanında bulunduğum sırada bir adam gelip, fakirlikten şikâyet etti. Sonra başka bir kişi gelerek yol kesen eşkiyadan şikâyetçi oldu. Bunun üzerine Hz.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: “Adiyy! Sen Hîre şehrini gördün mü?” dedi. Ben; “Hayır, görmedim, fakat orası hakkında bana haber verildi, bilgim var,” dedim. Hz. Peygamber: “Eğer ömrün olur da yaşarsan, hevdeci içinde yolculuk eden kadının Hîre’denhareket edip, Allah’tan başka hiç kimseden korkmayarak Ka’be’yi tavaf edeceğini göreceksin” buyurdu.

Ebu İshak es- Sebiî dedi ki: “Ben Muğire b. Şu’be ‘nin Kûfe’de vali olduğu zamanda Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hanımlarının üzerinde pelerin bulunan hevdeçleriçerisinde hac ettiklerini gördüm.

Hz. Ömer, yaptığı en son hacda Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hanımlarına izin verdi. Bununla birlikte Hz.Osman ve Abdurrahman b. Avf’ı da yanlarında gönderdi.

d) Hanbeli Mezhebi 

İmam Ahmed b. Hanbel’e göre kadının kocası ya da mahremi yoksa ona hac ibadeti vacip olmaz. İmam Ahmed’den meşhur olan görüş budur. Ahmed b. Hanbel’den nakledilen ikinci görüşe göre kadın farz olan hac dışındaki yolculuklarda yanında kocası veya mahremi olmadan yolculuğa çıkamaz. 

Hanbelilere göre kadınlar için yolculukta eş veya mahrem şarttır. Eğer bunlardan biri yoksa kadına hac farz olmaz. Mezhepte tercih edilen görüş budur.

1) Konu Hakkında Bazı Alimlerden Nakiller ve Konunun Özeti

İmam Beğavi şöyle der: “Alimler, farz hac dışında kadının yanında kocası ya da mahremi bulunmaksızın yolculuk yapmasının caiz olmadığı hususunda icma etmişlerdir. Ancak bir kadın daru’l- harpte müslüman olur veya esirken kurtulacak olsa böyle bir kadın İslam diyarına tek başına yolculuk yapabilir.

Hasan Karakaya Hoca dedi ki: İmam Kadı Iyad şöyle der: “Hac ve umre dışında kadının mahremsiz sefere çıkamayacağı hususunda alimler ittifak etmişlerdir. Ancak kadının daru’l- küfürden hicret etmesi hariç, çünkü kadının oradan mahremsiz hicret etmesinin caiz olduğu hususunda ittifak etmişlerdir.”

Muhammed Ali es- Sabuni konu ile alakalı mezheplerin görüşlerini naklettikten sonra şöyle der:  “Ben derim ki; farz olan haccı İfa etmek için bile mahrem olmadan kadının yalnız yolculuğa çıkmasına müsamaha gösterilmiyorsa -ki hac, İslamın rükunlarından bir rükün olup, kadın erkek herkese farzdır-  İnsanlar nasıl olur da eğitim ve ilim talebi hücceti ile kızlarını sefere, uzak beldelere, ecnebi ülkelere, hem de mahremleri ya da kendilerine eşlik edecek akrabaları olmadan yolculuk yapmalarına müsamaha gösteriyorlar. Hiç şüphe yok ki bu durum insanların, İslam’ın adaplarına ve gerçek eğitime sarılmaktan uzak olduklarına işaret eder. Aynı zamanda saygınlığın ve kişiliğin kaybolduğuna işaret eder. Hatta öyle oldu ki kadınların sefer meselesi, süslenmeleri ve erkeklerle karışık ortamlarda bulunmaları tabii bir durum haline geldi. İnna Lillahi Ve inna ileyhi raciûn!

Mezheblerin görüşlerini aktardıktan sonra tüm görüşlere baktığımızda bu meseleyi üç başlık altında incelemek mümkündür:

a) Yolculuğun Farz bir Yolculuk Olması; 

Mezhep imamlarımızın genel anlamda ihtilaf ettikleri nokta burasıdır. Çünkü farz olmayan seferlerde kadının mahremsiz çıkmasının caiz olmadığı hususunda alimler ittifak etmişlerdir. Sefer farz olduğu zaman ise, kadının mahremi dışındaki kişilerle hac seferine çıkması Şafiî ve Maliki mezhebine göre caiz görülmüştür. Burada iki mezhebin de temel aldığı en önemli husus haccın farz olmasıdır. Nafile olan hac ve umrelerde bu iki mezhebe göre de kadının mahremsiz yolcuğa çıkması caiz değildir. 

Hanefi ve Hanbeli mezhebine göre farz olsun veya olmasın bütün yolculuklarda kadının mahreminin bulunması şarttır. 

b) Seferin Zaruri Bir Yolculuk Olması;

Kadının hayatta hiçbir mahreminin veya akrabasının olmaması, ya da daru’l-küfürde esaretten  kurtulmuş veya küfür diyarında Müslüman olup kaçan  bir bayanın hicret etmesi gibi  durumlarda zarurete binaen kadının tek başına yolculuk yapmasına ruhsat verilmiştir. İmam Nevevî şöyle der: “Ulema, kadının, hac veya umre dışındaki bir iş için mahremsiz olarak yolculuğa çıkmasının caiz olmadığı hükmünde ittifak etmiştir. Sadece Dâru’l-harb’den(Dâru’l-İslam’a) hicret bundan istisna edilmiştir. Fukaha, Dâru’l-harb’deki kadının, yanında mahremi olmasa bile Dâru’l-İslam’a hicretle mükellef olduğu hükmünde ittifak etmiştir.

c) Seferin Mübah, ihtiyari, meşru ve normal bir sefer olup, din yönünden herhangi bir gerekliliği olmaması.

​Farz veya zaruri olan seferler dışındaki yolculuklarda dört mezhebe göre de kadının yanında mahreminin bulunması şarttır. Bu konuda konunun başında zikredilen hadisleri delil getirmişlerdir. 

Günümüzde bazı alimler, kadının mahremsiz olarak yolculuk yapma yasağının illetinin yol emniyetinin bulunmaması olduğunu kabul ederek günümüzde ulaşım ve iletişim araçlarının gelişmesinin bu güvensizliği ortadan kaldırdığını ve dolayısıyla kadının mahremsiz olarak yolculuğunun bu şartlarda caiz olduğunu söylemişlerdir. Ancak bu görüşün isabetli olduğunu söylemek mümkün değildir. Çünkü tıpkı sefer ruhsatlarının meşakkat hikmetine bağlı olması örneğinde olduğu gibi burada da yol emniyetinin bulunmaması bu yasağın hikmetidir. Hikmetin bulunmaması ittifakla hükmü ortadan kaldırmaz. Nitekim meşakkat bulunmayan yolculuklarda sefer ruhsatları ortadan kalkmaz. Diğer taraftan zina ve sebeplerinin en yoğun bir şekilde yaşandığı ve boşanma neticesinde ailelerin dağılmasının en önde gelen sebeplerinden birinin aldatma olduğu şu ahir zamanda fitnenin bulunmadığını söylemek ve yolculuklarda emniyetin bulunduğunu iddia etmek insafla bağdaşmaz. 

​Bütün bu izahlar ışığında bizim de dört mezhebin ittifakını esas alarak farz ve zaruri yolculuklar dışında, kadının mahremsiz olarak yolculuğa çıkmasının caiz olmadığını tercih ettiğimizi belirtmeye her halde hacet yoktur.

Son eklenenler