Pazar, Şubat 22, 2026
Ana SayfaFıkıhMüslim, Kader 8 (2648) hadisi nasıl anlaşılmalıdır?

Müslim, Kader 8 (2648) hadisi nasıl anlaşılmalıdır?

Soru: Müslim, Kader 8 (2648) hadisi nasıl anlaşılmalıdır?

Hadisin tam metni:

İbnu Mes‘ûd radıyallahu anh şöyle rivayet eder:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:
“Sizden birinizin yaratılışı annesinin karnında kırk gün nutfe olarak olur. Sonra aynı süre alaka olur. Daha sonra yine aynı süre içinde mudğa (çiğnemlik bir et parçası görünümüne gelen safha) hâline gelir. Ardından Allah bir meleği gönderir. Melek o kimsenin rızkını, ecelini, amelini ve şakî mi yoksa saîd mi olacağını yazar. Sonra ona ruh üflenir. Allah’a yemin ederim ki sizden biri ömrü boyunca cennet ehlinin amelini işler; öyle ki cennete bir arşın mesafe kalır. Ancak takdiri galip gelir, cehennem ehlinin amelini işler ve cehenneme girer. Aynı şekilde bir kimse ömrü boyunca cehennem ehlinin amellerini işler; cehenneme bir arşın kala kaderi galip gelir ve cennet ehlinin amelini işleyerek cennete girer.”
(Müslim, Kader 8)

Cevap:

Bu hadis, insanın anne rahmindeki yaratılış evrelerini, kaderin yazılmasını ve amellerin sonuca göre değer kazanacağını bildiren temel hadislerden biridir. Hadiste üç aşama belirtilmiştir:

• İlk 40 gün nutfe dönemi,

• Sonraki 40 gün alaka dönemi,

• Bir sonraki 40 gün mudğa dönemidir.

Mudğa kelimesi “çiğnenmiş et parçası gibi olan şey” demektir. Embriyonun bu safhadaki şekli, gerçekten çiğnenmiş bir et parçasını andırdığı için bu ifade kullanılmıştır. Bu üç dönem toplam 120 günü tamamlar. Bu süre dolunca cenine ruh üflenir ve artık tam anlamıyla canlı bir insan olarak kabul edilir.

Bu hadisten kürtaj meselesiyle ilgili önemli hükümler çıkarılmıştır. Fakihlerin çoğuna göre ruh üflendikten sonra yani 120 gün geçtikten sonra cenini bilerek düşürmek haramdır ve ağır bir vebaldir. Bu, tıbben yaşayan bir insanı öldürme niteliği taşır. Üstelik bazı âlimler bunu cinayetle eşdeğer görmüştür. 120 günden önce ise zaruret ve meşru sağlık gerekçesi yoksa ceninin düşürülmesi uygun görülmemiştir. Anne sağlığının ciddi şekilde tehlikede olması gibi zorunlu durumlar istisnadır.

Hadiste ayrıca kader konusu da açık bir şekilde geçmektedir. Melek tarafından yazılan dört şey; rızık, ecel, ameller ve kişinin son hâlidir. Bu yazma işlemi kulun tercihlerini iptal etmez. Allah kulun ne yapacağını ezelî ilmiyle bilir ve bu bilgi kaydedilir. Kul ise kendi iradesiyle seçim yapar ve sorumluluğu devam eder.

Hadisin en önemli mesajlarından biri amellerin değerinin hayatın sonu ile belli olacağıdır. Bu, başka sahih bir hadiste açık bir şekilde şöyle ifade edilmiştir:

“Ameller ancak sonlarıyla değerlendirilir.”
Buhârî, Cenâiz 4; Müslim, Kader 1

Bu hadis, insanın ömrünün sonunda nasıl bir hâl üzere öldüğünün esas olduğunu bildirmektedir. Bir insan ömrünün uzun bir kısmında güzel ameller işlemiş olabilir fakat son nefesinde iman ölçüsünden ayrılırsa, amellerinin güzelliği kendisine fayda vermeyebilir. Aynı şekilde günah içinde yaşayan biri ömrünün sonunda tevbe eder, iman üzere ölürse Allah o kimseyi cennet ehli kılar.

Bunun için Müslüman daima Allah’a sığınmalı, kalbini korumalı, iyilik üzere sabit kalmaya çalışmalı ve hayırlı bir son (hüsn-i hâtime) için dua etmelidir.

Allah Teâlâ hepimizi imanla yaşayıp imanla ölen kullarından eylesin.

Son eklenenler