Soru:
Selamun aleykum
Eşim düğün günü mehrimin hepsini verdi . Fakat 1 yıl dolmadan borç olarak aldı. Ben Hanefiyim, o ise Şâfiî. O, “benim altınlarım borç olarak verildiği için zekât düşmediğini” söylüyor. Hocasına sormuş, ama ben kendim bunu öyle bilmiyorum dedim. “Sen yanlış biliyorsun, hoca verilmez diyor” diye ben zekâtımı vermedim.
Sonradan öğrendim ki Hanefî mezhebinde borç olarak verilse dahi zekât düşüyormuş. Ben de her yılın zekâtını parça parça ödedim; taksitlendirerek, elimdeki nakit ne kadar ise hep zekât olarak verdim. Bu şekilde yapmam doğru mu?
Cevap:
Aleykum selam ve rahmetullahi ve berekatuh
Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd eder; Peygamberlerin Efendisi Hz. Muhammed Mustafa’ya salat ve selam ederiz.
Hanefî mezhebinin görüşüne göre, ödenmesi umulan borçlar her yıl borcun sahibine vacip olur. Çünkü bu, onun mülkiyetinde bulunan bir maldır. Ancak borcu fiilen teslim almadıkça, o borçtan zekâtını hemen vermesi gerekmez. Borcu tahsil ettiğinde ise, geçmiş yılların tamamı için zekâtını verir.
Şâfiî mezhebinde ise, sahip olunan mal gibi her yılın sonunda zekâtını ödemesi gerekir; yani geciktirmemelidir.
Dolayısıyla siz, Hanefî mezhebine göre doğru olanı yapmışsınız. Her yılın zekâtını elinizdeki nakit üzerinden parça parça ödeyerek, borç tahsil edildiğinde geçmiş yıllar için gereken zekâtı tamamlamak, Hanefî mezhebine uygundur. Allahu alem.

