Ana SayfaFıkıhTeravihden sonra ve teravih aralarında salavat getirmek ve zikir çekmek bidat midir?

Teravihden sonra ve teravih aralarında salavat getirmek ve zikir çekmek bidat midir?

SORU

Selamun aleyküm hocam, hayırlı Ramazanlar. Teravihden sonra ve teravih aralarında salavat getirmek ve zikir çekmek bidat midir?
CEVAP

Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd eder; Peygamberlerin Efendisi Hz. Muhammed Mustafa’ya salât ve selâm ederiz.

İmam Hafız Murtaza ez-Zebidi şöyle demiştir: “İlim ehlimiz – yani Hanefiler – şöyle derler: Her dört rekâttan sonra dört rekâtlık oturmak sünnettir; aynı şekilde beşinci teravih ile vitir arasında da oturmak sünnettir. Çünkü bu, seleften tevarüs yoluyla nakledilmiştir. Bu, Ebu Hanife’den de rivayet edilmiştir. Oturma halinde ise tesbih, Kur’an okuma, dört rekâtlık tek başına namazlar veya sessizlik arasında tercih yapmak mümkündür.” (İthafus sadatul muttakin, c:3, s:420)

Abdulğani el-Meydani de Kudurî metninin şerhinde aynı ifadeleri söyleyerek bunun meşru olduğunu ifade etmiştir. (Lübab, s:124)

Ancak bazı âlimler, herhangi bir hadis gelmediğinden dolayı istirahat esnasında zikir yapılmasını doğru bulmamışlardır.

Sonuç olarak şöyle diyebiliriz: Kişinin tek başına teravihler arasındaki dua ve zikirleri, Kur’an ve sünnette geçen zikir emrinin genel kapsamına dâhildir. Dolayısıyla bunlar farz veya zorunlu bir sünnet değildir; aynı zamanda bid’at da değildir. Kim bunları yaparsa zikir sevabını alır, kim de yapmazsa sevabında bir eksiklik olmaz.

Ancak zikirleri ve salavatı topluca, müezzin eşliğinde ritimli bir şekilde yapmak, duanın ruhuna uygun olmayan ve sünnet-i seniyye de bulunmayan bir uygulama olması sebebiyle kaçınılması gereken bir ameldir.

Ayrıca salavat getirme esnasında uzatılmaması gereken harflerin uzatılıp mananın bozulmasından dolayı doğru değildir.

İmam Ahmed’e, ezanda tegannî (nağmeli okuyan) yapan bir kimse soruldu. Bunun üzerine İmam Ahmed, soran adama, “Adın nedir?” dedi.

O da: “Muhammed.” dedi.

İmam Ahmed şöyle dedi:
“Sana ‘Yâ Muuuhammed’ (ismindeki harfi uzatarak, nağmeli şekilde) denilmesinden hoşlanır mısın?”

O da: “Hayır.” dedi.

Bunun üzerine İmam Ahmed şöyle buyurdu:
“Peki bunu Peygamberin için nasıl hoş görürsün?”

Allahu â'lem.

Son eklenenler