Ana SayfaFıkıh"Biliyorum ama yapmıyorum" diyenler için ne yapmalıyız?

“Biliyorum ama yapmıyorum” diyenler için ne yapmalıyız?

SORU

Selamun aleyküm hocam. Sorum şudur: İnsanların hidayeti için çok uğraşıyorum ama bana diyorlar ki: ‘Biliyoruz, yapmıyoruz.’ Bunun hükmü nedir? Ahirette Allah kimseye zerre haksızlık etmez; ama bilip de yapmamak, bile bile cehennem ateşine razı olmak demek. Bunlar için ne yapmalıyız?

CEVAP

Aleykum selam ve rahmetullahi ve berekatuh

Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd eder; Peygamberlerin Efendisi Hz. Muhammed Mustafa’ya salât ve selam ederiz.

Öncelikle Allah azze ve celle sizlerden razı olsun ve Allah’ın dinine davet konusundaki azminizi ve gayretinizi artırsın. Sizlere olan nasihatim şudur ki; hiçbir zaman unutmamamız gerekir ki, hidayet Allah azze ve celle’nin elindedir. Dilediğine hidayet eder, dilediğini saptırır. İnsanlığın en şereflisi olan peygamberler (aleyhimusselam) dahi kimi zaman en yakınlarının, sevdiklerinin hidayetlerine vesile olamamışlardır.

“Kuşkusuz sen istediğini hidayete erdiremezsin. Ama Allah dilediğini hidayete erdirir ve hidayete erecek olanları en iyi O bilir.” (Kasas,56)

Nuh (aleyhisselam) dokuz yüz elli senelik davetinde çocuğu, İbrahim (aleyhisselam)’ın babası Azer, Lut (aleyhisselam)’ın hanımı ve Muhammed (aleyhisselam)’ın amcası iman etmemiştir.

Unutmamamız gerekir ki iman nimeti, hidayet nimeti Allah azze ve celle’nin fazlı keremidir ve dilediğine ihsan eder. Bizlerin üzerine düşen ise Allah azze ve celle’nin yoluna yumuşak bir dil ve hikmetli bir üslup ile insanları davet etmektir.

Sorunuzda bahsettiğiniz kimseler doğruları bildiği halde yapmayan kimseler ise acınacak bir halde olan gafil ve fasık kimselerdir. Çünkü bu kimseler hakikati gördüğü halde yüz çeviren kimselerdir ve Allah muhafaza İblisin vasıflarından bir vasfı üzerlerin de taşımaktadırlar. İbliste Adem (aleyhisselam)’a secde etmesi gerektiğini biliyordu ancak secde etmedi ve haddini aştı.

Gaflet hastalığına yakalanmış bu kimselerin haramlar ile hemhal olmaları kalplerini karartacak ve ilahi rahmetten uzaklaştıracaktır. Bu kimseler için yapılabilecek şey Kur’an ile öğüt vermektir.

“Biz onların dediklerini çok iyi biliriz. Sen onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin. Tehdidimden korkanlara Kur’an’la öğüt ver.” (Kaf,45)

Allahu â'lem.

Son eklenenler